top of page

İnsan

  • 2 Mar 2018
  • 2 dakikada okunur

İnsan

İnsan ilginç bir varlık. Tükenmeyen hayalleri, peşinden koşmaktan bıkmayacağı umutları, zihnini zindan eden karamsarlıkları ve gölgesi olan, her daim nefesini boynunda hissettiği korkuları var. Farklı farklı tipleri de var üstelik. Devam etmekten yorulanı, duyguları altında ezileni var. İnsanlarla iletişim kurmaktan korkanı, yalnız kalmaktan zihnindekilerden ötürü ölesiye korkanı var. Halbuki çok basitiz aslında. Birkaç milyon hücre birleşmiş, araya hormonlar, enzimler girmiş ve ortaya dünyanın en zeki, en hayalperest, en umutlu ve aynı zamanda en yıkıcı, en acımasız, en korkak ırkı doğmuş.

Kaybetmekten korkuyoruz. Hayallerimizden vazgeçmek uğruna olsa da korkularımızı bir kenara atmıyoruz. Onları önümüze bir duvar gibi çekiyor, karamsarlığımızla sağlamlaştırıyoruz. "Yapamam." kelimesi o kadar büyük bir yere sahip ki hayatımızda... "Keşke..." kelimesi olmadan konuşamıyoruz bile. Karamsarlığımız, risk almaktan bizi alıkoyan korkularımız olmasa şu an belki de Andromeda Galaksisi'ne bile çıkmış olabilirdik. Hayallerimizin önünü tıkadığımız bu duvar yüzünden her yıl ölüm döşeğindeki yüzlerce insan 'yapmadıklarından' pişman olarak ölüyor.

Hayal kurmamız da bir dert, aslında. İnsan ömrünün sonuna geldiğinde ölmez, hayal kurmayı bıraktığında ölür. Bir et parçasıdır artık o. İçi boş, kendini kalabalığa ve monotonluğa kaptırmış, kendinden ödün vermiş biridir o. Fiilen kaybetmiştir o. Bu yüzden hayal kurmalı insan zaten; ancak her hayal o kadar mükemmel olmuyor. Kiminin hayali 1. Dünya Savaşı'na sebep oluyor, kiminin hayali çökmüş, bitmiş bir halkın küllerinden doğup devlet kurmasını sağlıyor, kiminin hayali atom bombasına sebep oluyor, kimininki ise yüzlerce insanı çözümü olmayan bir hastalıktan kurtarabiliyor. Bu yüzden insan hem en hayalperest hem de en yıkıcı olan varlıktır. Bir gün kendi sonumuzu kendimiz getireceğiz hatta böyle devam edersek, doğru. Ama sorun şu ki kendimizi yok ederken diğer canlıları da yok ediyoruz. Bizimle birlikte diğer canlıları da siliyor, kendi umutlarımızla birlikte onların yaşama umutlarını da katlediyoruz.

Hayal ederken yıkıyor, yeniden yapıyor, yeniden yıkıyoruz. Sonunun ne olacağını bilmeden, düşünmeden kararlar veriyoruz. Her gece umutlarımızı zihnimizde öldürüyoruz. Gün doğarken hayallerimizle onları yeşertiyor, korkularımızla katlediyoruz.

İnsan ilginç bir varlık. Tükenmeyen hayalleri, peşinden koşmaktan bıkmayacağı umutları, zihnini zindan eden karamsarlıkları ve gölgesi olan, her daim nefesini boynunda hissettiği korkuları var. Farklı farklı tipleri de var üstelik. Devam etmekten yorulanı, duyguları altında ezileni var. İnsanlarla iletişim kurmaktan korkanı, yalnız kalmaktan zihnindekilerden ötürü ölesiye korkanı var. Ben ve benim gibiler ise... Sadece umutlarını ve hayallerini korkularına esir etmeden yaşamaya çalışanlar. Yaşamak denen şeyin sadece 7 harften oluşan bir kelime olmadığını göstermeye çalışanlar. Acımasızlığıyla üstüne gelen dünyaya rağmen ayakta kalmaya çalışanlar. Ben ve benim gibiler... Ben gibi işte. Belki biraz da sen gibi.

Nezin Peri


Yorumlar


© 2017 Halil Kale Fen Lisesi için düzenlenmiştir.

bottom of page