top of page

Hasretimin Ölüm Çığlığı

  • 14 Mar 2018
  • 2 dakikada okunur

"Onca yıldan sonra yeniden karşımdaydı. Bilindik keskin ve havaya karışmasına izin verdiği neşeli gözleri. Kafamı indirdim ona yeniden bakmak gözlerimi yakıyordu. Bana doğru tanımadığım bir kaç kişiyle geliyordu. Hiç değişmemişti ki.Beni fark ettiğini hissetiğimde yutkundum. O yanındakilere "Ben buradan döneyim." diyerek en yakın ara sokağa girdi..."

Gecenin soğukluğu ceketimin altından yüreğime işliyor misali. Gözlerim hayat kadar buğulu. Küçük, ahşap, üzerine isimler yazılmış bir bankın üzerinde oturuyorum. Daha önce hiç gelmediğim o kimsesizlerin sokağındayım. Yıldızların ışığında parlaklığında, kaybolup gidiyor gibiyim.

Hayallerimiz vardır, uzun uzun sadece onlara tutunduğumuz, belki sadece onlar için yaşadığımız düşlerimiz. Günümüzün aydınlığına dair sebeplerimiz. Bu soğuk gecede tüm bunların elimden kayıp gidişine ve en çok tüm bunları düşleyip gülümsediğime yanıyorum.

Çoğu zaman kendimle baş başa kalıyorum. Bugün de öyle bi şey. Sadece ben ve yüreğimdeki yokluk. Düşüncelerim o kadar yoruyor ki beni değişiyorum. Hiç olmadığım birine sadece sessizliğe, yoksunluğa dönüşüyorum. Benim acımla örtülebilecek bir özür yok. Ortada bir pişmanlık da yok zaten. Keşke ben ne onu ne de onsuzluğu tatmış olsaydım.

Yanıma bir genç gelip bana umutsuzca bakıyor şimdi. Kulaklığımı çıkarıp ona bakıyorum. Kirli elleri soğuktan titriyor. İncecik gömleğinde bir kaç yama var Ve onları benim fark etmemem için saklamaya çalışıyor gibi gözüküyor. " Yanınıza oturabilir miyim? " kalın soğuk sesi kocaman bir yokluğun gösterisi gibi. Sadece başımı sallayıp ona yer açıyorum. Daha 15,16 yaşlarında olduğu belli bir delikanlı yanımdaki. Gözümden akan yaşlara engel olamadığım o an bana " Mendile ihtiyacınız var mı?" diye soruyor. Teşekkür ediyorum Ve onun gözlerine bakıp "Üşüyor Musun?" Diye soruyorum. Cevap vermeyince ona üstümdeki hırkayı veriyorum. Hırkanın cebine de biraz para koyuyorum. Parayı fark ettiğinde geri vermek istiyor. Kalbinin güzelliğinin gözlerine yansıdığını fark etmiyor fakat beni çok duygulandırıyor bu delikanlı. Yarım saat sonra iyi geceler deyip ayrılıyor yanımdan. Onun hüznü canımı o kadar yakıyor ki bu adaletsizliğe bir küfür savuruyorum. O da sert rüzgarla karışıp gidiyor zaten biraz sonra.

Arkamdan bir çok araba geçip yaşayan insanları hatırlatıyor bana. İnsanlar yaşıyor, gülüyor eğleniyor ama gerçekte kimler, hikayeleri nedir en çok bunu düşünürdüm hep. Bu yüzden herkesi tanımak isterdim bundan çok önce. Şimdi tüm bu düşüncelerime gülüyorum. Gülüyorum çünkü bana şu an tanıştığım her başka insan başka bir yargı gibi geliyor. Yalnızlık bu yüzden tercihim tam şu an. Rüzgar saçlarımı dağıtıyor, düzeltmeye de çalışmıyorum. Önümden topallayarak geçen köpeğe kulağındaki yaraya bakıyorum. Önümden kahakalarla geçen gruba bakıyorum. Sonra bembeyaz sakallı bir amca geçiyor önümden elinde ayakkabı boyalarıyla. Sonra elinde sigara olan bir başka genç...

Denizin fısıltısı geliyor kulağıma annem gibi sevdiğim herkes gibi "kendine gel" diyor bana. Havanın soğukluğu gözlerimi dondurmuş gibi. Ellerimin titremesini durdurmaya çalışıyorum. Güneş hiç doğmasa da acıların tadını çıkarabilsem keşke sonuna kadar.

Yanımda bir sıcaklık hissediyorum. tanıdık ölümsüz bir hasret içinde olduğum kokunun burnumda yayılışını sonuna kadar hissediyorum. Biteceğini bildiğim bir başka anın tadını çıkarmak için sadece yavaş hareket ediyorum. Kafamı hafifçe kaldırıyorum. Kocaman göz yaşları içinde o bilindik keskin gözler, sonsuz uzun sonsuz çekik gözlere bakıyorum...

Yaren BAYRAM

Çizim: Ayşe Erginli


Yorumlar


© 2017 Halil Kale Fen Lisesi için düzenlenmiştir.

bottom of page