top of page

Anadolu Aşkları

  • 20 Nis 2018
  • 2 dakikada okunur

Sana bir şiirler olmuş sevgilim

Yüzün gözün söz içinde

Hangi imla kitabına baksam

Benden ayrı yazılıyorsun

dizeleriyle özetlemiş günümüz Anadolu aşklarını Özdemir Asaf. O tıpkı bizler gibi Ferhat'tan daha şanssız olanlardanmış. Ferhat hiç yoktan aşkının hangi dağın ardında olduğunu biliyormuş. Bizler ise TDK sözlüklerinde ikimizin ismini yan yana aramışız. Ferhat'ın düşüncelerini zikredemeyen bir dağı delmesi gerekiyorken bizler çevremizdeki ve sevdiğimiz insanın düşüncelerini yıkmakla yükümlü bırakılmışız. Ferhat'ı aşık olduğu kız beklerken biz hiç beklenmemişiz.

Tipik Anadolu aşkları demiş geçiştirmişiz. İçten içe her zaman onu sevmeye devam etmişiz. Çevremizden saklamışız aşkımızı sadece kendimize özel bırakmışız. Aşkımızı kaybetmemeyi o kadar çok istemişiz ki sevdiğimize gidip söyleyememişiz.

Ona hediye alıp vermeye cesaret edememişiz. Haftalarca hediyesini yanımızda gezdirmişiz. Sabah onu gördüğümüzde günaydın demek istemişiz ama harfler ağzımızdan dökülmeyi unutmuş. Bir ona günaydın diyememişiz bir de sevmediğimiz insanlara günaydın diyememişiz. Sevmediklerimizle aynı kefeye koymuşuz onu. Anlamsız bir kin biriktirmişiz. Biz onu bu kadar severken o bizi neden anlamaz ki diye hayıflanmışız. En sonunda onun karşısına çıkıp saçmalamaya başlamışız. Ona karşı bu kadar büyük, bu kadar temiz duygular hissediyorken karşısında hiçbir kelimeyi kullanamamış iki kelimeyle "Senden hoşlanıyorum."la geçiştirmişiz duygularımızı. O ise bize dönmüş ve hayır veya ilgilenmiyorum veya arkadaş olarak görüyorum seni demiş. İçimizden ona tek bir şey haykırmak gelmiş. "Şimdi arkanı dönüp gideceksin biliyorum, ama iki dakika daha kal çünkü yüzünün hatlarını son kez ezberlemek istiyorum." Haykıramamışız. Gözyaşlarımız boğazımıza akıp dilimizi kilitlemiş. "Peki." demişiz. O peki dünyadaki tüm kelimelerin yerine kullanılmış. O dört harf tüm duyguların yükünü üstlenmiş. Tüm duygular o kadar ağırmış ki o dört harf yerinden kıpırdayamamış. Aşık olan olduğu yerde kalmış, aşık olduğu ise arkasını dönüp uzaklaşmış. Gidişini izlemişsin.

Bir Oğuz Atay romanından fırlamış kelimeler bazen "Kelimeler, kelimeler albayım. Bazı anlamlara gelmiyorlar." bazen de bir Ferdi Tayfur şarkısının melodisiyle birlikte o anlamdırılması zor ama tatlı sözleri işitilmiş. "Varlığının tiryakisi, yokluğunun delisiyim."

Ankara Tren Garında, Kadıköy Vapurunda, İzmir Kordonda yürürken, Rize'de çayının son damlasını yudumlarken veya Akdeniz'de biz yazlık mahallede bir köşe barında içkinin son yudumlarını içerken hep onu düşünmüşsün.

Sevmişsin, çok sevmişsin. Anlamlandırılamayacak kadar çok.

Sonra bir şiir dörtlüğü sana üstteki cümleleri yazdırmış. Kendini sayfalara koyuvermişsin.

Kim bilir belkide bu senin de hikayendir?


Yorumlar


© 2017 Halil Kale Fen Lisesi için düzenlenmiştir.

bottom of page