Nefestaş
- 1 Nis 2018
- 1 dakikada okunur
NEFESTAŞ
Kendimizi ne kadar güçlü hissetsek de şu sığamadığımız koca dünyada, muhtacız bazen ona, çoğu zaman buna.
Hayat, altı tane kahve fincanın dökmeden tepside taşıyıp mutfak kapısının kolunu açamamaya benzer. Çevrenize bakınırsınız, herhangi biri var mı diye. Siz o kadar yolu tek başınıza gelmişsinizdir; fakat şimdi birinin iki parmağına muhtaçsınızdır. Şayet inat edip güzelliklere yalnız ulaşmak için hırslanırsanız elinizde tepsi, dirseğinizle açarsınız kapıyı. Bir de bakmışsınız ki kahveler artık fincanlarında değil. Oysa bir kulun yapacağı küçücük bir yardım size misafirlerden büyük aferinler verebilirdi. Sadece zorluklar ağır gelmez insana. Her türlü güzellik ve başarı da yanlış bir insanı yorabilir. Mutluluğu paylaştıkça ışıldatırsınız.
Biz insanız. Şu upuzun yokuşu yolda, ne yağan doluya bakarız ne de ayağımıza batan dikene. İnatla yürürüz sona doğru. Fakat kulağımızdan kalbimize umut fısıldayıp elimizden tutacak biri olmayınca, yapraksız gürleyemeyen ağaç, duvar olamayan taşa dönülmez miyiz? Hepimiz aynı yolculuğun nefestaş yolcuları değil miyiz? O zaman kim var yanında nefesini paylaşabileceğin?
TOZ

Yorumlar