Çanakkale
- 18 Mar 2018
- 2 dakikada okunur
Bir destandan bahsedicem bugün sizlere, tabii öyle üç beş sayfada anlatılacak bir şey değil ama bu anlamlı günde sizlere bu destanı hatırlatmayı kendime borç bildim.
Ben kimim de bunu sizlere anlatıyorum diye düşünmüyor değilim ama sizden fazla veya iyi bildiğim için değil biraz da olsa tarihimizin bu önemli parçasının kıymetini sizlere hatırlatabilmek için. Her şeyden önce unutmayalım ki bugün yaşıyorsak veya hür bir şekilde soluk alıp verebiliyorsak ATAlarımız sayesinde. Konuyu çok dağıtmadan asıl konumuza günümüzün anlamına gelelim.
Çanakkale savaşı 1915-1916 yılları arasında Çanakkale Boğazını geçerek İstanbul'u ele geçirmek isteyen İtilaf Devletleri ve Osmanlı Ordusu arasında geçmiştir. 1. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri Almanya'nın yanında yer alan Osmanlıyı etkisiz hale getirmek, Rusya'nın boğazlardan rahatça geçebilmesini sağlamak amacıyla İstanbul ve Çanakkale boğazlarını ele geçirme planları yapıp, donanmalarını Çanakkale'ye sürmüşler fakat hiç hesap edemedikleri bir bozguna uğrayıp ağır bir yenilgi almışlardır. Aslında zaten bir çok kez böyle olmadı mı? Tam kazandık diyip bir saldırı yapmaya kalkıştıklarında aniden bir bozguna uğradılar, bahsettiğim konu o kadar ayrı kapılara açılıyor ki çok çabuk farklı farklı konulara geçebiliyorum. Neyse asıl konumuza dönmek gerekirse hepimizin bildiği gibi bu zaferin yeri bizim tarihimiz için çok önemli yer edinmektedir. Çünkü Çanakkale sıradan bir zafer değil çıplak ayaklarla, ateş almayan silahlarla, patlamayan toplarla ve açlıktan kazınan midelerle kazanılmış bir savaştır. Geriye dönüp baktığımızda tarihimiz adına güzel bir karedir Çanakkale Zaferi. Tabii bu savaştaki büyük insanların hakkını nasıl yeriz? Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih sahnesine çıktığı, Seyit Onbaşının 276 kg' lik mermiyi omuzladığı bir zaferdir Çanakkale. Biz bugün mutlu bir şekilde yaşarken ATAlarımızın yaşadığı onca zorluğu bir çırpıda silip atamayız. Onlar, biz bugün esaret altında kalmayalım diye çektiler o kadar zorluğu ve biz bunun hakkını vermeli, yakışır şekilde davranmalı ve kararlar vermeliyiz.
Daha yazılacak övünülecek çok şey var ama birazda olsa bazı önemlerimizi size hatırlatabildiysem ne mutlu bana. Böyle önemli destanların sık sık hatırlanması ve zihnimize iyice kazınıp yer etmesi gerekir ki hareket ederken layıkıyla davranalım. Son olarakta alt kısıma çekilen zorlukları simgeleyen bir parça eklemek istedim. Okuduğunuz için teşekkürler.
43. Alay Yemek Listesi
15 Haziran Sabah: Üzüm hoşafı Öğle: Yok Akşam: Yağlı Buğday çorbası, ekmek
16 Haziran Sabah: Yok Öğle: Yok Akşam: Üzüm Hoşafı, ekmek
17 Haziran Sabah:Üzüm hoşafı Öğle: yok Akşam: yarım ekmek
18 Haziran Sabah:Yarım ekmek Öğle: yok Akşam: şekeriz üzüm hoşafı
19 Haziran ordu emri ile ekmek istihkakı 500 grama indirilmiştir.
Emre Yıldız


Yorumlar